Yaşamın içinden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yaşamın içinden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Haziran 2013 Çarşamba
DİRENİNCE ÇOK GÜZEL OLUYORSUN TÜRKİYE
1 Kasım 2012 Perşembe
BENDEN BİZDEN ....
Öğrenmeyi ve öğretmeyi çok seviyorum.Böyle söyleyince biraz sevimsiz oldu ama,elişlerine karşı sonsuz bir açlığım var.
Öğrenmek istediğim o kadar çok hobi varki.
Mesela porselen boyamak isterim.Önümüzdeki yıllarda öğreneceğim.
Mesela scrapbook öğrenmek isterim.
Mesela ara verdiğim resme dönmek isterim.
Mesela brezilya nakışını tam anlamı ile öğrenmek isterim.
Benim öğrenmek istediklerim bitmez.
Bildiklerimi de çevremdekilerle paylaşmaktan çok büyük keyif alırım.
Konu öğrenmekten açılınca bu yıl için iki kursa yazıldım.
Birincisi Şippoyaki.
Şippoyaki Japon mine sanatı.Bizdeki mineler gibi zarif değil ama benzer.
Cam tozları ile yapılıyor.
Bakır levhalar kesiliyor ve şekil veriliyor.
Cam tozları bakır levhaların üzerine
yerleştirilip 800-900 derecede fırınlanıyor.
Henüz ortaya bir ürün çıkaramadım.
İkinci kursum çarpana dokuma.Eski Türk dokuma örneklerinden.
Çeşitli nakış iplikleri ile ince ahşap plakalarla dokunuyor.
Sonra Bayram geldi.Tatil uzun olunca Antalya'ya gittik.Çok yıldızlı otel tatillerinden biz çok sıkılıyoruz.Dostlarımızla olacağımız küçük ve doğa ile içiçe yerler bize daha cazip geliyor.17 yıldır Antalya Çıralı'ya gideriz.Sıcaktan kaçmak için de ilkbahar veya sonbaharı tercih ederiz.
Bu yıl yağmur pek göz açtırmadı.
Güneşi gördüğüm anda bol bol fotograf çektim.Doğa muhteşem.
Sonra bu güzelliklerle birlikte faaliyet yaptık.Bileklik ördük.
Dondurma yedik.
Muzurluk yaptık.
Bayram için baklavaları yedik,kilo aldık ve döndük.
Dönünce 29 Ekim Cumhuriyet bayramında düzenlenen yürüyüşe katıldık.
Biliyorsunuz,Ece Aymer Crafthouse'larda çarpı işi dersleri vereceğim.Dersler birkaç güne kadar başlayacak.Dersle ilgili hazırlıklar yapıyorum.
Yine Ece Aymer Crafthouse'ların sergisi olacak.Bu sergilerde benim çarpı işlerim de sergilenecek ve satılacak.Daha fazlası için
http://favoritehometovisit.blogspot.com/2012/10/geleneksel-ahsap-ve-dekoratif-boyama.html
Bu arada boş durmadım.Mutfak için ufak bir pano yaptım.
Kasım ayı hepinize hoşluklar getirsin.Gözünüzden ve gönlünüzden gülümseme eksik olmasın.
Hoşçakalın.
22 Eylül 2011 Perşembe
DUYMAYAN VAR MI?
Bloğu takip edenler benim Atölye Beyaz ve Ece Aymer'in öğrencisi olduğumu biliyorlardır.Atölye Beyaz'ın sergisi 24 Eylül'de Gordion AVM'de başlıyor.Sergide benim de bir kaç parça boyamam yer alacak.Ece'nin bloğuna da belki bir göz atmak istersiniz. http://favoritehometovisit.blogspot.com/
Sergi 24 Eylül-2 Ekim tarihleri arasında.Sergiyi gezmenizi öneririm.Atölyenin sıcak ve samimi havasını hissedecek ve yapılanlara bayılacaksınız.
Geçen hafta bir görüşme nedeni ile Tunalı Hilmi'ye gitmiştim.Yarım saat kadar boş vaktim vardı.Kuğulu Parkta Meksika Milli Günü nedeniyle bir gösteriye rast geldim.Çankaya Belediyesi ve Meksika Büyükelçiliği'nin birlikte düzenlediği Meksika folklorunu ve müziğini tanıtan gösteriden büyük keyif aldım.Genellikle bu tür gösterilerle ilgilenmem.Ama müzisyenlerin ve dansçıların samimiyeti ve gülen yüzleri gösteriyi keyifle izlememe yol açtı.Yaptıkları işten keyif aldıkları o kadar belliydi ki.İşte birkaç fotograf....
Çalgı dikkatinizi çekti mi?
Hoşçakalın.
13 Ağustos 2011 Cumartesi
Tatil Bitiyor...
Tatilimiz başladı ve bitiyor.Bir kaç güne kadar Ankara'ya döneceğiz.

Bol bol okudum,güneşlendim ve gezdim.Görmediğim ve merak ettiğim Foça'ya gittik.Güzel ve şirin bir Ege kasabası.Rüzgarı çok güzel ama bir süre sonra sersemledim.Bilmiyorum sürekli öyle midir?Yolu berbat.Trafik berbat.O yolu çekenlere kolay gelsin.İzmir'in içine girmedik ama, İzmir ne kötü şehirleşiyor.Biraz hayal kırıklığına uğradım doğrusu.



Eski Foça'ya sadece bir kaç saat ayırabildik.Daha hareketli ve daha kalabalık.Eski taş evlere bayıldım.Fotograf makinamın azizliğine uğradım.Hiç fotograf çekemedim.Bir dahaki sefere inşallah.
Yeni Foça'da en ilgimi çeken şey mezarlık oldu.Tarihi mezarlık koruma altına alınmış ve sit alanı.


Yanlış bilmiyorsam , bu mezar başları ölen kişinin toplumdaki statüsünü belirtiyor.Keşke biraz Osmanlıca bilseydim.Mezar taşlarını okuyup o hayatları ,neler yaşadıklarını kurgulasaydım.

Sonra Bodrum'a geçtik.Bodrum'u çok seviyorum.

Bodrum Kadıkalesi'nde can arkadaşımın çok şık bir evi var.Sağolsun bu sene de bir kaç gün bizi ağırladı.










Bodrum'un simgesi begonviller.Renk renk...










Arkadaşımın evinin bahçesinden ve siteden bir kaç resim.



Bodrumda gün batımı..

Bu şirine de Tarçın.Oyuncu,sakin ve çok sevecen bir köpek.
Bu kadar gezi yazısı yeter.Etamine yeni başladığım dönemlerde çok beğenerek yaptığım,daha sonra nasıl değerlendireceğimi bilmediğim panolarım vardı.Daha sonra kasnak çerçevelere kumaş geçirdim.Kumaşların üzerine de kumaş yapıştırıcısı ile etaminleri yapıştırdım.Çok içime sindiğini söyleyemem.Ama hiç yoktan iyidir.




Bunlar da hazır kit halinde satılan etaminlerden.Çerçevesi içinden çıkıyor.Ben de kadife bir kurdela ile tamamladım.



Hiç ahşap boyamasız olur mu?



Çerçeve (Folk Art Linen rengi) boyandı,beyazla stencil yapıldı.Zımpara ile eskitildi.Kümes teli çerçevenin arkasına koltuk zımbası ile sabitlendi.(Bildiğimiz zımbanın koltuk kaplamak için kullanılanı.Özel bir adı varsa da ben bilmiyorum)Ahşap kız ve çiçekler sabitlendi.Kızın eteğine fisto yapıştırıldı.
Şimdilik bu kadar.Ankara'ya dönünce görüşürüz....
Bol bol okudum,güneşlendim ve gezdim.Görmediğim ve merak ettiğim Foça'ya gittik.Güzel ve şirin bir Ege kasabası.Rüzgarı çok güzel ama bir süre sonra sersemledim.Bilmiyorum sürekli öyle midir?Yolu berbat.Trafik berbat.O yolu çekenlere kolay gelsin.İzmir'in içine girmedik ama, İzmir ne kötü şehirleşiyor.Biraz hayal kırıklığına uğradım doğrusu.
Eski Foça'ya sadece bir kaç saat ayırabildik.Daha hareketli ve daha kalabalık.Eski taş evlere bayıldım.Fotograf makinamın azizliğine uğradım.Hiç fotograf çekemedim.Bir dahaki sefere inşallah.
Yeni Foça'da en ilgimi çeken şey mezarlık oldu.Tarihi mezarlık koruma altına alınmış ve sit alanı.
Yanlış bilmiyorsam , bu mezar başları ölen kişinin toplumdaki statüsünü belirtiyor.Keşke biraz Osmanlıca bilseydim.Mezar taşlarını okuyup o hayatları ,neler yaşadıklarını kurgulasaydım.
Sonra Bodrum'a geçtik.Bodrum'u çok seviyorum.
Bodrum Kadıkalesi'nde can arkadaşımın çok şık bir evi var.Sağolsun bu sene de bir kaç gün bizi ağırladı.
Bodrum'un simgesi begonviller.Renk renk...
Arkadaşımın evinin bahçesinden ve siteden bir kaç resim.
Bodrumda gün batımı..
Bu şirine de Tarçın.Oyuncu,sakin ve çok sevecen bir köpek.
Bu kadar gezi yazısı yeter.Etamine yeni başladığım dönemlerde çok beğenerek yaptığım,daha sonra nasıl değerlendireceğimi bilmediğim panolarım vardı.Daha sonra kasnak çerçevelere kumaş geçirdim.Kumaşların üzerine de kumaş yapıştırıcısı ile etaminleri yapıştırdım.Çok içime sindiğini söyleyemem.Ama hiç yoktan iyidir.
Bunlar da hazır kit halinde satılan etaminlerden.Çerçevesi içinden çıkıyor.Ben de kadife bir kurdela ile tamamladım.
Hiç ahşap boyamasız olur mu?
Çerçeve (Folk Art Linen rengi) boyandı,beyazla stencil yapıldı.Zımpara ile eskitildi.Kümes teli çerçevenin arkasına koltuk zımbası ile sabitlendi.(Bildiğimiz zımbanın koltuk kaplamak için kullanılanı.Özel bir adı varsa da ben bilmiyorum)Ahşap kız ve çiçekler sabitlendi.Kızın eteğine fisto yapıştırıldı.
Şimdilik bu kadar.Ankara'ya dönünce görüşürüz....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)