Yazı hazırlarken bir an çocukluğuma gittim.Genç kuşaklar fazla bilmez.Benim kuşağımın zaten kısıtlı olan kitaplarından biridir Ayşegül serisi.Çok okuyan bir ailede büyüdüm.Babam biz doğmadan bütün klasikleri almış ve bizim için hazırlamıştır.50 yıllık kitaplarımız duruyor.Bu kitaplar şimdikiler gibi 100-150 sayfa değil,en az 250 sayfa.Çevirileri de muhteşem.Azra Erhat,Sabahattin Eyüboğlu,M.Ali Cimcoz çevirileri.50 yıl önce basılmalarına rağmen,dilleri ve türkçeleri o kadar güzel ve özenli ki.
Eh böyle bir ailede büyüyünce kitaplar en iyi arkadaşınız oluyor.Karın 8 ay kalkmadığı küçük kasabalarda,ailemin gösterdiği bu özeni ben gösterebilirmiydim bilmiyorum.2 yaşından itibaren bana kitap okunmuş,ben de benden 20 ay küçük kardeşime okurmuşum(!). Ezberlediğimi resimlerine baka baka kardeşime anlatırmışım.Ayşegül serisi bu yüzden benim için çok önemli.Hala resimlerine bakmaya bayılırım.Arkadaşlarımın çocuklarına alırım.Ayşegül çiftlikte ise en çok sevdiğimdi.
Ayşegül serisini Belçikalı yazar Gilbert Delahaye yazmış ,Marcel Marlier çizmiş.1954 yılından beri var.Kimbilir benim gibi kaç çocuğu hayal dünyasına sürüklemiştir.
Çiftlik demişken, bu da benim çifçilerim.Bu biblolarımı çok seviyorum.
Bunlarda yumurtlamaya hazırlar.
Tavuklu tabağımız ve peçetemizle yazımı tamamlayayım.
Hoşçakalın.