Havalar da şaşırdı.Bir bakıyorsunuz yaz ,bir bakıyorsunuz kış.
Ya da biz unuttuk mevsimleri..
Yazın portakal ve hatta üzüm bulabiliyorsunuz manavlarda.
Çileğin ve karpuzun neredeyse mevsimi yok.
Domates ve biberi söylemiyorum bile.
Ankara böyle kararsız havalar var.
Ben çocukken kırkikindiler olurdu Ankarada.
Akşam üzeri hafif hafif yağan bir yağmur..
Havaların kararsızlığı benim ruh halime de yansıdı.
Çarpı işi,ahşap,tilda bebek bir sürü şey yapmak istiyorum.
Lafı uzatmadan yaptıklarımı göstereyim.
Çarpı işine devam.Elimde işlemesi bitmiş,çerçevelenmeyi bekleyen üç çarpı işi var.
Doyamadığım kurdeleler.
Yeni bir işe başlarken model seçimi ve ipliklerimin ayarlanması...
Hobiciye küçük makara yetmez....
Çileklerim olmak üzere.Çiçekçinin söylediğine göre yediveren çilekmiş bu...
Çileğimin su kabı..
Benim çileklerim olgunlaşana kadar bunlarla idare edeceğiz.
Kır menekşem bu yıl çok zayıf.Birkaç tane minik çiçek açtı.
Boyadığım sulama kapları.
Boyadığım kek fanusları.
Kavanozlar.
Mart sonu yiğenimin yaşgünüydü.Artık genç bir kız.Genç bir kızın hoşuna gidebilecek bir hediye aldım öncelikle.Babaannesini yani annemi çok az tanıdı yiğenim.Babaannesinden ve benden bir hatıra kalsın istedim.Rahmetli annem çok güzel yemek yapardı.Bu yüzden annemin ,benim ve bir kaç arkadaşımın güzel tariflerini kartlara yazdım.Bu kartları koyması için de bir kutu boyadım.Artık tariflerini genişletir.Annesinin, anneannesinin ,teyzesinin tariflerini de koyar.
Merve için hazırladığım kutu.
Transfer çanta.
Arkadaşımın yıpranmış galvaniz saksılarını yeniledim.
Arkadaşımın yeni evlenen kızı Aslı'ya hediye...
Çok istediğim Tilda bebek yapmaya da ufak ufak başladım.Henüz çok yeniyim.Bu ilk denemeydi.Örneği kumaşlarını değiştirerek kopya ettim.Umarım ilerde kendimden de bir şeyler katarım.
Hoşçakalın.